Künye
   Dosyalar
   İletişim
 

 
GÜMRÜK MUHAFAZA EKİPLERİNİN YAKALAMA GÖRÜNTÜLERİ

HAYALİ İHRACATIN YENİ ADI:DAHİLDE İŞLEME REJİMİ

 

Dahilde İşleme Rejimi(Makalenin ilerleyen kısımlarında kısaca DİR olarak adlandırılacaktır) kapsamında 2.923.378 ton buğday satışı yapılmış, bu satış nedeniyle TMO’nun 2005 yılı görev zararı 733.847.000 YTL olmuştur.[1][1] Bu zarar; TMO’nun  iç satış fiyatının, DİR  kapsamındaki satış fiyatının bir katı olmasından kaynaklanmaktadır. DİR kapsamında yapılan satışlarda, bu aradaki fiyat farkı TMO’nun görev zararı sayılmaktadır. Bu zarar ise Hazine tarafından karşılanmaktadır.  Bir başka deyişle kayıt dışı ekonominin %60 olduğu ülkemizde  binbir zorlukla toplanan vergilerden karşılanmaktadır. DİR kapsamında 2005 yılı içerisinde Irak’a yapıldığı belirtilen buğday unu ihracatlarının incelenmesi ve soruşturulması sonucunda Gümrük Teftiş Kurulu tarafından, hayali ihracat yapıldığı, bu ihracatlar nedeniyle 150.000.0000 kg buğdayın DİR kapsamında haksız yere TMO’dan yarı fiyatına satın alındığı, bu satıştan dolayı  Devletin  30.000.000 USD zarara uğratıldığı tespit edilmiş ve  ilgili savcılıklara suç duyurusunda bulunulmuştur. Firmaların Devletten almış olduğu vergi iadeleri ve banka kredileri eklendiğinde Devletin uğramış olduğu zarar daha da artacaktır. Ayrıca bahse konu Teftiş Kurulu tarafından Irak’a yapılan buğday unu ihracatlarının incelenmesine devam edilmektedir.

 

Türkiye Şeker Fabrikalarının, Dahilde İşleme İzin Belgesi(Makalenin ilerleyen kısımlarında kısaca DİİB olarak adlandırılacaktır) kapsamında piyasa fiyatının çok altında yapmış olduğu şeker satışlarından dolayı oluşan zararlar da görev zararı sayılıp, Hazine tarafından karşılanmaktadır. T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında, DİİB kapsamındaki yurtiçi satışları tutarı ve  ihraç kayıtlı satışlarından kaynaklanan görev zararının toplam miktarı  2.068.829.301,78YTL’dir.

 

DİİB kapsamında Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen toplam miktar  191.668,24 ton ‘dur.[2][2] Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından yurt içi satış ile DİİB kapsamında yapılan satışlarda yaklaşık olarak 400-500 $ bir fark olduğu göz önüne alındığında Türkiye Şeker Fabrikaları’nın toplam görev zararı  80.000.000 USD dır.  Tabi ki bu rakamlar T.Şeker Fabrikaları tarafından tespit edilen rakamlardır. Gümrük Teftiş Kurulu, Gümrükler Genel Müdürlüğü Kontrolörleri vb. denetim elemanlarınca bu kapsamda yapılan kaçakçılığı ilişkin tespit edilen rakamlar da  eklendiğinde, bu rakamların ulaşacağı büyüklüğü düşünmek bile rahatsızlık verici bir durum olmaktadır. 

 

Ayrıca Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporunun ikinci kısmında;  DİR kapsamında sahte gümrük belgesi düzenlenmesi veya vergisiz olarak getirilen eşyanın yeniden ihraç edilmemesi yollarıyla 300.000.000.-USD ve 25.000.000,00 YTL değerindeki muhtelif eşyanın, kaçakçılığının yapıldığı ortaya konulmuştur. Tabi bu rakamlar 1998-2002 yılları arasındaki rakamlar olup, sürekli artmaktadır.

 

Yukarıdaki rakamlar özetlendiğinde;

 

DİİB kapsamında 1998-2002 yılları arasında 300.000.000.USD ve 25.000.000,00 YTL değerinde muhtelif eşyanın, kaçakçılığının yapıldığı;

 

TMO’nun 2005 yılında DİİB kapsamında yapmış olduğu buğday satışlarından dolayı toplam 733.847.000,00 YTL görev zararının olduğu, DİİB kapsamında 150.000.000 ton buğday ununun ihraç edilmediği;

 

 T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında DİİB kapsamındaki yurtiçi satışları ve  ihraç kayıtlı satışlarından kaynaklanan görev zararının toplam tutarının  2.068.829.301,78 YTL olduğu, DİİB kapsamında Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen şeker miktarının ise 191.668,24 ton olduğu anlaşılmaktadır.

 

DİR’den yararlanmak için DİİB gerekmektedir. Ülkemizde 1996-2004 yılları arasında, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından toplam 36.441 adet DİİB  verilmiştir. Avrupa Birliğine üye ülkelerin tamamında 1996-20004 yılları arasında verilen belge sayısı 3.014 tür. Belge sayısının, Avrupa Birliği üye ülkelerin tamamında verilen sayıdan on katı fazla olmasına karşın, ülkemizin dış ticaret açığı sürekli artmaktadır. Yukarıdaki rakamlar incelendiğinde bu sistemin haddinden fazla suiistimale uğradığı ortaya çıkacaktır.

 

2-TÜRKİYE’DE DAHİLDE İŞLEME REJİMİ UYGULAMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ    İLE KARŞILAŞTIRMA:

 

Dahilde İşleme Rejimi; Gümrük Mevzuatına, 25.12.1995 tarihli 95/7615 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile  01.01.1996 tarihinden geçerli olmak üzere girmiş, günümüze kadar bir çok değişiklik yapılmış, en son  2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ve bu Karara dayanılarak çıkartılan tebliğlerle düzenleme yapılmıştır.

 

Dahilde İşleme Rejimi; ithal eşyalarının, gümrük vergileri ve diğer mali yüklerle ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmadan, yurt içinde işleme faaliyetlerine tabi tutulup, bu faaliyetler sonucunda elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihraç edilmelerine ya da serbest dolaşımda bulunan eşyanın(Türkiye Şeker Fabrikalarından veya Toprak Mahsulleri Ofisinden temin edilen şeker ve buğday vb.) veya  yurt içinde işleme faaliyetlerine tabi tutularak, elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihraç edilmesi halinde, vergilerin geri ödenmesine imkan veren bir uygulamadır.

Buradaki amaç; Dünya piyasa fiyatlarından hammadde temin etmek suretiyle ihracatı arttırmak, ihraç ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak, ihraç pazarlarını geliştirmek ve ihraç ürünlerini çeşitlendirmektir.

DİİB’ler Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik firmalara; Dilekçe, Dahilde İşleme Proje Formu, İhraç Ürünleri ile ilgili Hammadde Sarfiyat Tablosu, Kapasite Raporu, Ticaret Sicil Gazetesi örneği, İmza Sirküleri gibi belgelerle Dış Ticaret Müsteşarlığına (İhracat Genel Müdürlüğü) müracaat etmeleri üzerine; ithal eşyasının, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldığının tespitinin mümkün olması, Türkiye Gümrük Bölgesindeki üreticilerin temel ekonomik çıkarlarının olumsuz etkilenmemesi, işleme faaliyetinin katma değer oluşturan ve kapasite kullanımını arttıran bir faaliyet olması gibi kriterler çerçevesinde değerlendirilerek verilir. Düzenlenen DİİB’lerin  birer nüshası Gümrük Müsteşarlığı (Gümrükler Genel Müdürlüğü), ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği ve firmaya gönderilir.

 

DİİB’lerinin süreleri sektörüne göre 12 (oniki) aya kadar tespit edilebilir ve azami 3 (üç) ay ek süre verilebilir. Belge süresinin başlangıcı, DİİB’nin tarihidir. Süre sonu ise belge süresi bitiminin rastladığı ayın son günüdür. Ancak Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporunun ikinci kısmında  yer aldığı üzere; bahse konu süreler, DİR kararları ve tebliğlerinin sık sık değiştirilerek DİİB’lerine sürekli ek süre verilmesi nedeniyle, sürekli uzatılmaktadır. Tabi ki bu durumda  ise,   firmalar taahhütlerini yerine getirmeyerek sürekli yeni hak beklentileri içine girmekte, işlemler yıllarca devam etmekte, kamu alacağı işlem tarihine göre çok geç doğmakta ve zamanla takibi imkansızlaşmaktadır.

 

Doğrudan ihracat yapılması için 1996 ile 2004 yılları arasında verilen DİİB’lerin (İhracat Teşvik Belgeleri) sayıları ve bu belgelere ilişkin veriler  aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.                                                                  

                 

Yıllar

Verilen Belge Sayısı

Kapanan Belge Sayısı

İhracat Gerçekleşme

Belge Kapatma

1996

2.382

2.100

%85,29

%88,16

1997

4.108

3.605

%83,90

%87,76

1998

4.119

3.550

%80,93

%86,19

1999

3.700

3.219

%85,10

%87,00

2000

3.979

3.491

%88,05

%87,74

2001

4.242

3.802

%92,63

%89,63

2002

4.174

3.613

%102,76

%86,56

2003

4.769

3.255

%102,30

%68,25

2004

4.968

923

%100,50

%18,58

TOPLAM

36.441

27.558

%91,55

%75,62

 

Avrupa Birliği ülkelerinde verilen DİİB’leri  bazı ülkeler bazında aşağıda gösterilmiştir.

 

ÜLKE

1995

1996

İNGİLTERE

713

1109

AVUSTURYA

552

183

İSPANYA

392

231

FRANSA

309

138

HOLLANDA

244

479

İTALYA

216

263

BELÇİKA

186

339

ALMANYA

150

160

YUNANİSTAN

119

103

FİNLANDİYA

70

262

PORTEKİZ

63

83

TOPLAM

3014

3350

 

Avrupa Birliğinde 11 ülkede verilen DİİB sayısının,  Türkiye’de bir yılda verilen toplam DİİB sayısının bile altında olduğu yukarıdaki tabloda görülmektedir.

 

Avrupa Birliği mevzuatına bakılacak olursa; Avrupa Birliği’ndeki uygulamaya göre verilecek izin, Avrupa Birliği gümrük kodunun 116-117 ve Yönetmeliğin 551-567’ inci maddelerinde düzenlenmiştir.

 

AB mevzuatına göre; Dahilde İşlemeyle ilgili işleme faaliyetlerini yapan ya da yaptıran kişinin yazılı olarak (Dahilde İşleme İzni Başvuru Formu doldurmak suretiyle), işlemin gerçekleştirileceği üye ülkenin gümrük idaresine başvurması gerekmektedir.

 

Uygulama Yönetmeliğinin 552’ nci maddesine göre, iznin verilebilmesi için işleme tabi tutulacak eşyalarla karşılaştırılabilir hiçbir eşyanın AB’de üretilmemiş olması, yeterli miktarda bulunmaması, AB’deki üreticiler tarafından uygun bir süre içinde sağlanamaması, fiyat açısından ekonomik olmaması ya da kalite bakımından yetersiz olması gerekmektedir.

 

Bunun yanında, Avrupa Birliği’nde iznin geçerlilik süresi; gümrük idareleri tarafından başvuru sahibinin ekonomik koşullarına ve özel ihtiyaçlarına göre belirlenir ve tespit edilen bu sürenin iki yılı aşması durumunda, bu iznin verilmesinde esas alınan şartlar periyodik aralıklarla gözden geçirilir.

 

AB ülkelerinde de ekonomik etkili bir gümrük rejimi olarak uygulanan bu sistemin, bu ülkelerin ihracatındaki payı  %05 – 06 düzeyinde iken, Türkiye’de %50 düzeyine ulaşmıştır.

 

DİİB sahibi firmaların belge süresi sonundan itibaren 3 ay içerisinde, DİİB aslı, Gümrük Beyannamelerinin asılları, Döviz Alım Belgesinin aslı, İhraç Ürünleriyle İlgili Hammadde Sarfiyat Tablosu, İthalat  ve İhracat Listeleri gibi belgelerle birlikte, belge bazında ihracat taahhüdünü kapatmak için İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine müracaat etmeleri gerekmekte olup, 

 

DİİB ihracat taahhütleri belge şartlarına göre ithal edilen hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile ambalaj ve işletme malzemelerinin, belgede kayıtlı ihraç mamulünün üretiminde kullanıldığının tespiti ve döviz kullanım oranının aşılmamış olması kaydıyla kapatılması gerekmektedir.

 

İlgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği, ithal edilen eşyaların ihraç edilen mamullerin üretiminde kullanıldığının ve ihracat ve ithalat işlemlerinin DİİB’de belirtilen şartlara uygun olarak gerçekleştirildiğinin tespiti halinde ihracat taahhüdünü kapatarak ilgili mercilere bilgi verir.

İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinin kuruluş ve işleyişleri 93/4614 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmiştir.    İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri; tarım ile ilgili sektörlerde son iki  takvim yılında toplam 500.000 USD tutarında  ihracat yapan en az 50 ihracatçının asgari 25.000.000 USD sanayi ile ilgili sektörlerde ise son iki takvim yılında toplam 1.000.000 USD tutarında ihracat yapan en az 50 ihracatçının asgari 50.000.000 USD ihracat gerçekleştiren ve bu durumu gümrük beyannameleri ile tevsik eden veya resmi dış ticaret istatistiklerine ilişkin kayıtlarla teyit edilen firmaların yapacakları başvuruya istinaden, Müsteşarlığın  teklifi üzerine Bakanlık onayı  ile kurulurlar. Ve ihracatçı firmaların temsilcilerinden oluşan genel kurul tarafından, Genel Sekreterliğin yönetim ve denetim kuruları seçilir.

Burada dikkati çeken uygulama ihracat taahhütlerinin, yarı kamusal nitelikteki ihracatçı birliklerince kapatılmasıdır. Mevcut uygulamada bir çok DİİB ihracat taahhüt hesabı, sahte belgelerle kapatılabilmektedir. DİR sisteminde çok önemli olan ihracat taahhüt hesaplarının kapatılması, ihracatın gerçekleşip gerçekleşmediğinin takibi, DİİB’lerinde ihracat taahhüt miktarları ve eşya cinsleri, ihracat miktarının revize edilmesi vb. çok önemli görevlerin yüklenmiş olan kurumun, bu işleme taraf olan ihracatçı firma temsilcilerinden oluşması, kötü niyetli kişilerin sistemin zayıf yönlerinden yararlanma olasılığını son derece artırmaktadır.

 

Avrupa Birliği’ndeki uygulamada; izin sahibi ihraç süresinin dolmasından 30 gün sonra, gümrük kontrol bürosuna yeniden bir ibra senedi verir. İbra senedinde, iznin referans numarası, ithal eşyalarının miktarları ve rejime giriş beyanının referans bilgileri, ithal eşyalarının tarife pozisyonları gibi bilgiler yer alır. İzin sahibi, gümrük kontrol bürosuna, malların serbest dolaşıma girişine ilişkin kuralların uygulanması için gerekli olan her türlü belgeyi de vermesi gerekmektedir.

 

3- DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA YURT İÇİNDEN TEMİN EDİLEN HAMMADE VE MALZEMELER VE BU DURUMUN ÜLKEMİZ EKONOMOSİNE OLUMSUZ ETKİLERİ:

İhraç edilecek ürünlerin üretiminde gerekli olan hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ve ambalaj malzemeleri, ithal edilebileceği gibi, yurt içinden de temin edilebilir. Yurt içinden alımda iki tür uygulama vardır. Birincisi Türkiye Şeker Fabrikalarından şeker temini, ikincisi ise TMO’dan  buğday, çeltik vb. ürün teminidir.  

3.1 DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA TÜRKİYE ŞEKER FABRİKALARI A.Ş.’DEN TEMİN EDİLEN ŞEKER VE GÖREV ZARARLARININ OLUŞMASI:

 

Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından, imalatçı ihracatçı firmalara ucuz fiyatla ihraç kaydıyla veya DİİB kapsamında yapılan şeker satışları, 92/23 sayılı Para Kredi Koordinasyon Kurulu Kararı çerçevesinde yapılmakta olup, şeker satışlarında, mukavelenin yapıldığı tarihteki, Paris ve Londra şeker borsalarında oluşan fiyatların ortalamasına ton başına navlun bedeli olarak 55 USD ilave yapılarak, USD fiyatına endekslenen fiyatın esas alınmaktadır. Firmaların mukavele tarihindeki T.Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin mukavele tarihindeki yurt içi satış fiyatı ile yukarıda açıklandığı şekilde belirlenen şeker fiyatı arasındaki fark ve mukavele tutarının yüzde yirmisi nispetinde teminat, T.Şeker Fabrikalarınca mukaveleyi imzalamadan önce alınmaktadır. Bu teminatlar, satın alınan şekerden imal edilen mamullerin ihraç edildiğinin belgelenmesinden sonra iade edilmektedir.

Öte yandan,  4/4/2005 tarihli ve 2005/8705 sayılı Kararnameyle;  12/12/2001 tarihli ve 2001/3372 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilen Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.'nin doğan ve/veya doğacak görev zararlarının Hazinece karşılanması uygulanmasına son verilmiştir. Bu nedenle,  2002 ve daha sonraki yıllarda üretilen şekerin ihracı (ihraç kayıtlı ve doğrudan şeker fabrikalarınca ihracı)  görev zararı kapsamı dışına çıkarılmıştır. 
Bu konuya ilişkin olarak 24/04/2003 tarih 2003/T-8 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile;  şeker stoklarının azaltılabilmesi yönünde doğabilecek zararın Türkiye Şeker Fabrikalarından karşılanması kaydıyla, ihracat dahil her türlü tedbirin alınması hususunda Türkiye Şeker Fabrikaları Yönetim Kurulu yetkili kılınmıştır.
 

2004 yılında  92. 413 ton kristal şeker  yurtiçi ihracatçı firmalar aracılığıyla ihraç edilmek amacıyla,  için ihraç kaydıyla teslim edilmiştir. Teslim edilen şekerden 15 tonunun ihracı gerçekleşmediğinden fiilen ihraç edilen şeker miktarı 92.398 ton olmuştur. Bu miktar şekerin 90.188 tonu 24/04/2003 tarih ve 2003/T-8 sayılı Yüksek Planlama Kurulu Kararı gereğince, doğacak zararın T.Şeker Fabrikalarının bünyesinde kalması kaydıyla ihraç edilmiştir

Son 5 yılda gerçekleştirilen şeker ihracıyla ilgili bilgiler aşağıda gösterilmiştir. 2002 ve daha sonraki yıllarda üretilen şekerin ihracı (ihraç kayıtlı ve doğrudan şeker fabrikalarınca ihracı)  görev zararı kapsamı dışına çıkarıldığından 2002 den sonraki ihraç miktarlarında bir azalma olduğu gözlenmektedir. 

 

YILLAR

ARACI TÜRK FİRMALARIN YAPTIĞI İHRACAT (TON)

TEŞEKKÜLCE DOĞRUDAN                                   İHRAÇ EDİLEN                            (TON)

TOPLAM (TON)

2000

490.593

86.273

577.616

2001

664.432

227.856

894.458

2002

80.975

3.500

90.776

2003

180.586

3.250

191.911

2004

92.398

 

92.398

 

Bünyesinde şeker ihtiva eden mamulleri üretip, bu mamulleri DİİB kapsamında ihraç eden imalatçı-ihracatçı firmalara, 92/23 sayılı Para Kredi ve Koordinasyon Kurulu Kararı ve T.C.Şeker Kurulu’nca belirlenen esaslar dahilinde, Dünya Beyaz Şeker borsa fiyatlarına 35 USD/ton, (05.10.2004 tarihinden itibaren 55 USD/ton) ilavesiyle oluşan fiyatlardan  114 135,014 ton şekerin satışı yapılmıştır.

 

T.Şeker Fabrikaları tarafından DİİB’leri kapsamında satışı yapılan şeker miktarları  aşağıdaki gibidir. 

 

YILLAR

TESLİMAT

(TON)

TAAHHÜT HESABI KAPANAN MİKTAR     (TON)

1997

66.652,400

1.195,600

1998

95.757,500

29.555,850

1999

110.524,250

84.090,179

2000

90.996,900

59.607,450

2001

78.479,100

99.529,000

2002

97.586,450

89.327,150

2003

137.558,000

89.382,271

2004

114.135,014

129.083,600

TOPLAM

791.689,614

581.771,100

2000-2004 yılları Kısmi Kapananlar

4 798,625

TOPLAM 

 

586.569,725

 

T. Şeker Fabrikaları tarafından DİİB’leri kapsamında teslim edilip de ilgili ihracat taahhüt hesapları kısmen kapatılan miktarlar aşağıdadır.

 

 

Miktar/Ton

-2001 yılı kısmi kapanan

1 239,601

-2002 yılı kısmi kapanan

1 495,030

-2003 yılı kısmi kapanan

1 387,281

-2004 yılı müeyyideli kapanan

6 678,139

 

10 800,050

 

1997-2004 döneminde teslimat yapılan belgelerden 35 adedi değişik tarihlerde Dış Ticaret Müsteşarlığınca iptal edildiğinden, bu belgeler karşılığı teslim edilen 13 451,650 ton şeker için belge sahibi firmalara müeyyide uygulanmıştır. Görev zararı kapsamında kapanan toplam miktarın 72.061,929 ton olduğu, 31.12.2004 itibariyle taahhüt hesabı kapanmayan şeker miktarının ise; görev zararı kapsamında açık kalan belge kapsamı şeker miktarının 45.181,768 ton, görev zararsız açık kalan belge kapsamı şeker miktarının 146.486,471 ton olduğu belirlenmiştir. Bir başka deyişle DİİB  kapsamında imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen ve T.Şeker Fabrikası kayıtlarına göre tespit edilen toplam miktar  191.668,24 ton olduğu görülmüştür. Burada Devletin zararı, yurt içi satış ile DİİB kapsamında yapılan satışlarda yaklaşık olarak 400-500 USD’lik bir fark olduğu göz önüne alındığında; yaklaşık olarak 80.000.000 USD bir zarar oluşmuştur.  Tabi ki bu rakamlar T.şeker Fabrikaları tarafından tespit edilen rakamlardır. Gümrük Teftiş Kurulu, Gümrükler Genel Müdürlüğü Kontrolörleri vb. denetim elemanlarınca tespit edilen bu kapsamdaki kaçakçılığa  ilişkin rakamlar eklendiğinde, bu rakamların ulaşacağı büyüklüğü düşünmek bile rahatsızlık verici bir durum olmaktadır.

 

Aşağıdaki tabloda uluslararası beyaz şeker borsa fiyatları yer almaktadır.

 

                                       USD/TON

 

LIFFE

NO 5

LONDRA

SPOT

1993

276,9

281,7

1994

338,3

345,8

1995

358,8

396,9

1996

353,3

366,3

1997

312,3

315,4

1998

251,8

254,6

1999

192,7

200,4

2000

222,2

222,0

2001

238,1

248,9

2002

203,3

228,2

2003

203,7

214,3

2004

226,7

239,4

2005 ORT

278,9

 

2005 Q1

267,0

 

2005 Q2

289,2

 

2005 Q3

287,4

 

2005 Q4

271,6

 

 

T. Şeker Fabrikaları A.Ş. tarafından ihracatçılara ve aracı ihracatçılara yapılan satışlarda fiyatlandırma yukarıda da yer alan mukavelenin yapıldığı tarihteki Paris ve Londra şeker borsalarında oluşan fiyat ortalamasına, ton başına navlun bedeli olarak 55 USD ilave yapılarak, USD’ye endekslenen fiyat esas alınmak suretiyle belirlendiği gözlemlenmiştir.Yukarıdaki bilgiler Şeker Kurulunun 2004 faaliyet raporundan alınmıştır.  

 

Şeker Cinsi

01.04.2003 sonrası(Kg)

18.06.2004 sonrası(kg) 

01.01.2005 tarihi itibariyle(kg) 

50 Kg. Polipropilen Torba

1.400.000

1.570.000

1,570

50 kg Polipropilen Astarlı Torba

1.400.000

1.570.000

1,570

15 Kg.Kolide 1 Kg.Paket

1.412.000

1.582.000

1,582

10 Kg.Kolide (Dökme) 5 gr.Paket

2.156.000

2.415.000

2,415

10 Kg.Kolide (25 kutu ) 5 gr.lık Paket

2.627.000

2.945.000

2,945

50 Kg.Polipropilen Torba   Rafine Kristal

1.471.000

1.648.000

1,648

         

 

Türkiye Şeker Fabrikaları’nın ton başına yurt içi şeker satış fiyatının, yaklaşık 800-900 USD/ton olduğu, satışların ihraç kayıtlı veya DİİB kapsamında yapılması durumunda ise,  yukarıda yer alan borsa fiyatlarına 55 USD navlun bedeli eklendiği düşünüldüğünde,  T.Şeker Fabrikalarının ton başına, yaklaşık olarak 400-500 USD zararın olduğu açıkça görülecektir. [3][3]

 

Türkiye Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003, 2004 yıllarında görev zararları dolayısıyla aldığı hazine yardımları aşağıdaki gibidir. Aşağıda da görüleceği üzere T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yılında DİİB kapsamında yurtiçi satışları ile ilgili görev zararının ve  ihraç kayıtlı satış görev zararının toplam tutarının 2.068.829.301,78 YTL  olduğu görülmektedir.[4][4]

 

Hazineden Alacaklar

2001(YTL)

2002(YTL)

2003(YTL)

2004(YTL)

-Yurtiçi satışları görev zararı(DİİB)

59.258.887,59

100.131.833,57

131.098.288,00

129.602.449,00

- İhraç şekerleri görev zararı

405.682.990,06

438.178.103,54

471.421.391,00

333.455.359,00

-Diğer Alacaklar

16.769.578,37

16.769.578,37

769.579,00

769.579,00

TOPLAM

481.711.456,04

555.079.515,49

603.289.258,00

463.827.387,00

 

3.2 DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞܒNDEN TEMİN EDİLEN ÜRÜNLER VE GÖREV ZARARININ OLUŞMASI:

İhracat öncesinde ihraç edilecek un bünyesinde kullanılmak ve/veya  ihracat sonrasında olmak üzere, piyasa fiyatlarının altında DİİB sahibi firmalara buğday teslimlerine ilişkin olarak Hububat Ürünü Alımı ve Satımı Hakkında Bakanlar Kurulu Kararları ile düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemeler ile buğday unu ihracatı karşılığında düşük fiyatla buğday satışı yapılmakta olup, aradaki fark TMO’nun görev zararı sayılarak  Hazine tarafından karşılanmaktadır. Buradaki uygulama; yapılmış olan ihracatlar karşılığı (ihracat sonrası) ve buğday kullanılarak yapılacak olan ihracatlar için (ihracat öncesi) olmak üzere iki türlüdür. 

 

1) İhracat sonrası buğday teslimi; buğday kullanılarak yapılmış olan ihracatlar karşılığı (ihracat sonrası)  buğday teslimlerinde satış fiyatı: TMO tarafından Dünya fiyatları da dikkate alınarak aylar itibariyle USD bazında belirlenmiş USD fiyatıdır.[5][5]  Vadeli satışta ise vade süresine göre vade farkı eklenmektedir.

 

2) İhracat öncesi buğday teslimi; buğday kullanılarak yapılmış olan ihracatlar karşılığı (ihracat öncesi )  buğday teslimlerinde satış fiyatı,  TMO tarafından Dünya fiyatları da dikkate alınarak aylar itibariyle USD bazında belirlenmiş USD fiyatıdır[6][6]. Mal bedeli, TL/YTL olarak alıcılar tarafından sözleşmenin imzasından önce TMO hesabına peşin olarak yatırılmaktadır.  USD’nin TL/YTL ye çevrilmesinde, ödeme tarihindeki T.C.Merkez Bankası USD döviz satış kuru esas alınacaktır.  Burada ihracat sonrasında buğday teslimlerinden ve Hazine kaybının önlenmesi bakımından çok önemli olan bir  fark vardır. O da mal bedeli fiyat farkı kadar bir teminat uygulamasının mevcut olmasıdır. Buna göre,

 

- Mal bedelinin % 6’sı oranında kesin teminat,

- Mal bedeli fiyat farkı teminatı[7][7],

- Mal bedeli fiyat farkı KDV’si teminatını kapsayacak şekilde Teminat Mektupları alınmaktadır.

-Tabi ihracat öncesi satışlarda bu şekilde bir teminat uygulamasına gidilirken, ihracat sonrası satışlarda bir teminat uygulamasının olmaması, Hazine kaybının önlenmemesi açısından sistemin bir eksikliğidir.

 

TMO tarafından Buğday alım fiyatları aşağıdaki gibidir.

 

ÜRÜN CİNSİ

BAŞLANGIÇ
ALIM FİYATI(TL/KG)

1 TEMMUZ
ALIM FİYATI(TL/KG)

1 AGUSTOS
ALIM FİYATI(TL/KG)

I-MAKARNALIK  BUĞDAYLAR

 

 

 

 1-Anadolu  Durum

360.000

365.000

370.000

  2-Diğer Durum 

350.000

355.000

360.000

Asgari Alım Fiyatı (Makarnalık)

273.000

277.000

281.000

II-EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

  1-Anadolu Beyaz Sert

350.000

355.000

360.000

  2-Anadolu Kırmızı Sert

350.000

355.000

360.000

  3- Kırmızı  Yarı Sert s

332.000

337.000

342.000

  4-Beyaz Yarı Sert 

332.000

337.000

342.000

  5-Diğerleri (Kırmızı-Beyaz)

300.000

304.000

309.000

Asgari Alım Fiyatı  (Yemlik Buğdaylar)

273.000

277.000

281.000

TMO tarafından iç piyasaya yapılan buğdayların satış fiyatı aşağıdaki gibidir.

CİNSİ

KOD NO

2005 Mahsulü EYLÜL-EKİM / 2005

MAKARNALIK BUĞDAYLAR

 

TL/KG

YTL/KG

NO 1 Anadolu Durum

1121

400.000

0,4000

NO 2 Anadolu Durum

1122

390.000

0,3900

NO 3 Anadolu Durum

1123

 

 

NO 1 Diğer Durum

1131

390.000

0,3900

NO 2 Diğer Durum

1132

380.000

0,3800

NO 3 Diğer Durum

1133

 

 

Düşük Vasıflı Durum Buğdayı

1140

330.000

0,3300

EKMEKLİK  BUĞDAYLAR

 

 

 

A GURUBU ANADOLU BEYAZ SERT EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

NO 1

1211

390.000

0,3900

NO 2

1212

380.000

0,3800

NO 3

1213

370.000

0,3700

NO 4

1214

 

 

A GURUBU ANADOLU KIRMIZI  SERT EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

NO 1

1221

390.000

0,3900

NO 2

1222

380.000

0,3800

NO 3

1223

370.000

0,3700

NO 4

1224

 

 

A GURUBU KIRMIZI YARI SERT EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

NO 1

1231

380.000

0,3800

NO 2

1232

370.000

0,3700

NO 3

1233

360.000

0,3600

NO 4

1234

 

 

B GURUBU BEYAZ YARI SERT EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

NO 1

1311

380.000

0,3800

NO 2

1312

370.000

0,3700

NO 3

1313

360.000

0,3600

NO 4

1314

 

 

C GURUBU DİĞER KIRMIZI-BEYAZ EKMEKLİK BUĞDAYLAR

 

 

 

NO 1

1411-1421

350.000

0,3500

NO 2

1412-1422

340.000

0,3400

NO 3

1413-1423

330.000

0,3300

NO 4

1414-1424

 

 

 

 

TMO tarafından DİİB Kapsamında yapılan buğday satış fiyatı ise (USD/Ton) aşağıdaki gibidir.

 

CİNSİ

KOD
NO

AĞUSTOS 2005

EYLÜL 2005

EKİM 2005

2005
 YILI
ÜRÜNÜ

2004
 YILI
ÜRÜNÜ

2003
YILI
ÜRÜNÜ

2005
YILI
ÜRÜNÜ

2004
 YILI
ÜRÜNÜ

2003
 YILI
ÜRÜNÜ

2005
 YILI
ÜRÜNÜ

2004
 YILI
ÜRÜNÜ

2003
 YILI
ÜRÜNÜ

Anadolu Bey.Sert - A1 Anadolu Kır.Sert

1211-1221

144

142

134

130

125

120

132

126

121

A2 Anadolu Bey.Sert – A2 Anadolu Kır.Sert

1212-1222

138

136

129

126

121

116

128

122

117

A3 Anadolu Bey.Sert – A3 Anadolu Kır.Sert

1213-1223

132

130

121

122

117

112

124

118

113

A4 Anadolu Bey.Sert – A4 Anadolu Kır.Sert

1214-1224

-

124

116

-

113

108

-

114

109

A1 Kır.Yarı Sert-B1 Beyaz Yarı Sert

1231-1311

135

133

125

123

118

113

125

119

114

A2 Kır.Yarı Sert-B2 Beyaz Yarı Sert

1232-1312

129

127

120

119

114

109

121

115

110

A3 Kır.Yarı Sert-B3 Beyaz Yarı Sert

1233-1313

123

121

115

115

110

105

117

111

106

A4 Kır.Yarı Sert-B4 Beyaz Yarı Sert

1234-1314

-

115

113

-

106

101

-

107

102

C1  Diğer Beyaz-Kırmızı

1411-1421

124

123

117

116

111

106

118

113

107

C2  Diğer Beyaz-Kırmızı

1412-1422

118

117

111

110

105

104

112

107

105

C3  Diğer Beyaz-Kırmızı

1413-1423

112

111

105

104

103

102

106

104

103

C4  Diğer Beyaz-Kırmızı

1414-1424

-

108

103

102

101

100

104

102

101

 

Yukarıdaki tabloda görüleceği üzere; TMO, üreticiden tonunu ortalama 270 USD’den  aldığı ekmeklik buğdayı, ihracatçılara DİR kapsamında tonunu yaklaşık olarak 104-155 dolardan, makarnalık buğdayı ise yaklaşık olarak tonu 173-191 dolardan satmaktadır. Bu uygulamanın, Dünya fiyatlarından girdi sağlayabilen un, makarna, bisküvi ihracatçılarının uluslararası ihalelerdeki rekabet gücünü artırmayı amaçlamasına karşın, yapılan inceleme ve soruşturmalar sonucunda,  bu uygulamalardan yararlanan ihracatçıların yurt dışı satışlarının hayali olduğu anlaşılmaktadır.

 

TMO ise, üreticiden ortalama tonunu 270 USD’den aldığı  ekmeklik buğdayı, yurt içinde KDV hariç yaklaşık 278-344 USD/Ton, makarnalık buğdayı ise KDV hariç yaklaşık 317-344 USD/ton dan satmaktadır.

 

2005 yılında Toprak Mahsulleri Ofisince, DİR kapsamında 2.923.378 ton buğday satışı yapılmış, bu satış nedeniyle TMO’nun 2005 yılı görev zararı 733.847.000 YTL olmuştur.[8][8]

 

Konya Ticaret Borsasının Eylül 2005 Dünya Hububat Raporunda; Türkiye’nin  Irak’a 350 bin buğday unu sattığı,  Irak’ın  ABD’den 200.000 Ton Kırmızı set kışlık buğday alımı yaptığı,  1 milyon tonluk buğday ihalesi açıldığı ve bunun da ABD  tarafından karşılandığı haberleri yer almaktadır. Uncular Federasyonu Başkanının açıklamalarına göre: 2005 yılında iki milyon ton un ihracatı yapıldığı, bu ihracatın yarısının da  Irak'a yapıldığı belirtilmiştir. Türkiye’nin 2004 yılında Irak’a yaptığı buğday unu ihracatının 197.268 olduğu, Tarımsal Ekonomi Enstitüsü tarafından düzenlenen Buğday Durum ve Tahmin Raporunda da görülmektedir. Bu durumda, Irak’a yapılan bu buğday ihracatının büyük bir kısmının hayali olabileceği düşünülmektedir. Çünkü, un ihracatı, yapan veya yapmış gibi görünen firmalar, bu ihracat karşılığında alacakları buğdaydan ton başına yaklaşık 150 USD haksız kazanç elde etmektedirler ve bu kazanç ise DİR’in zayıf yönlerinden dolayı çok kolay ve risksiz olmaktadır.

 

4- DAHİLDE İŞLEME REJİMİ KAPSAMINDA YURT DIŞINDAN TEMİN EDİLEN HAMMADDE VE MALZEMELER VE BU DURUMUN ÜLKEMİZ EKONOMİSİNE OLUMSUZ ETKİLERİ:,

 

 Makalemizin önceki bölümlerinde, DİR kapsamında yurt içinden temin edilen girdilerin ülke ekonomisine verdiği zarardan bahsedilmektedir. Bununla birlikte;  DİR kapsamında yurt dışından getirilen ancak, işlendikten sonra tekrar yurt dışı edilmeyen girdilerin de ülkeiz adına büyük zararlara yol açtığı bir gerçektir. Zira, DİR kapsamında sahte gümrük belgesi düzenlenmesi veya vergisiz olarak getirilen eşyanın yeniden ihraç edilmemesi yollarda, 300.000.000.USD ve 25.000.000,00 YTL değerinde muhtelif eşyanın kaçakçılığının yapıldığı hususu; Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporunun ikinci kısmında yer almıştır.

Dahilde işleme yoluyla vergi ödemeden ithal edilen veya yurt içinden piyasa fiyatlarının çok altında (üçte bir veya dörtte bir fiyat avantajıyla) kamu kuruluşlarından sağlanan girdilerin, iç piyasada satılıp daha sonra ihraç edilmiş gibi gösterilmesi durumunda; ithal vergilerinin ödenmemesi, fiyat avantajı, KDV iadesi ve düşük faizli kredi kullanılması gibi haksız kazançlar sağlanması söz konusu olmaktadır.

DİR kapsamında yurt dışından getirilen ancak işlendikten sonra tekrar yurt dışı edilmeyen ve bundan dolayı DİR kapsamında sahte gümrük belgesi düzenlenmesi veya vergisiz olarak getirilen eşyanın yeniden ihraç edilmemesi durumunda; 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun Üçüncü maddesinin “f “bendinde  yer alan suç işlenmiş olup, bu suç karşılığında eşyanın gümrüklenmiş değerinin üç katından az, altı katından fazla olmamak üzere ağır para cezasına hükmolunmaktadır. Ayrıca Türk Ceza Kanununun Evrakta Sahtecilik hükümlerine göre takibat yapılmaktadır.

DİR kapsamında yurt içinden alınan (TMO ve T.Şeker Fab.) ürünlerin işlendikten sonra veya ürün olarak tekrar yurt dışı edilmemesi durumunda ise 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun “3”’üncü maddesinin “ı” fıkrasının  “2”’nci bendinde yer alan suç işlenmiş olacaktır. Bunun cezası ise, eşyanın beyan edilen FOB kıymetinin beş katından az, on katından fazla olmamak üzere ağır para cezasıdır. Her iki suçta da, anılan Kanun gereğince teşebbüs suç olarak sayılmamıştır. Ayrıca suça konu eşyaların müsaderesi hükmolunmamıştır. 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda  bahse konu suçların teşekkül halinde işlenmesi durumunda hapis cezası öngörülmüş olup, bunun cezası da 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır. Tabi anılan Kanun hürriyeti bağlayıcı ceza öngörülenler haricindeki suçları işleyenler, ilgili maddelerde belirtilen para cezalarının asgari haddini, soruşturma giderleri ile birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebligat tarihinden itibaren on gün içinde ödeyeceklerini yazılı olarak bildirmeleri ve otuz gün içinde merciine ödemeleri halinde haklarında kamu davası açılmayacağı hükmü yer almaktadır. Kanun koyucunun iyi niyetine rağmen, gerek cezalardaki azlık, gerekse kamu davası açılmaması hali, kaçakçılığı kazançlı bir meslek haline getirecektir.

 

5- SONUÇ:

 

Ülkemizin ihracat miktarının artırılması ve ihracatçı firmaların dünya piyasasında rekabet etmesi için getirilen DİR kapsamında; 1998-2002 yılları arasında 300.000.000.USD ve 25.000.000,00 YTL değerinde muhtelif eşyanın kaçakçılığının yapıldığı;

 

TMO’nun 2005 yılında DİİB kapsamında yapmış olduğu buğday satışlarından dolayı toplam 733.847.000,00 YTL görev zararının olduğu, DİİB kapsamında 150.000.ton buğday unun ihraç edilmediği;

 

 T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında DİİB kapsamında yurtiçi satışları görev zararının ve  ihraç kayıtlı satış görev zararının toplam tutarının  2.068.829.301,78 YTL olduğu, DİİB kapsamında T. Şeker Fabrikaları tarafından imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen şeker miktarının 191.668,24 ton olduğu  makalenin önceki bölümlerinde ayrıntılı bir şekilde vurgulanmıştı.

 

Bu  sistemin zayıf yönlerinin ve yapılacak suiistimallerin ortadan kaldırılması için gerekli çözüm önerilerimiz ise aşağıda belirtilmiştir.

 

1) DİİB’ler ile kamusal teşvik ve avantajlardan yararlanıldığından ( bu teşvik ve avantajların miktarı çok fazladır) DİİB’ler verilirken ibraz edilen belge ve bilgilerin, kişi ve firmaların güvenirliklerinin tespit ve araştırılmasının yapılması; bu belgelerin, firma araştırmaları, kapasite ve alt yapı tespitleri sağlıklı olarak yapıldıktan sonra verilmesi, bu belgeleri gerekli araştırmalara yapmadan verenlere ciddi müeyyideler yüklenmesi gerekmektedir.

 

2) Gerçeğe aykırı ihracatlar dolayısıyla oluşan zararların betaraf edilebilmesi için; fiyat farkı ve diğer yükümlülükler  karşılığının tam olarak güvence altına alınması, alınan teminatların, doğru ve sağlıklı tespitler yapıldıktan sonra iade edilmesi için gerekli düzenlemelerin  yapılması gerekmektedir.

3) Gerek Kaçakçılık Mücadele Kanununda yer alan cezalar ve gerekse de  Dahilde İşleme Mevzuatına ilişkin yaptırımlar caydırıcı nitelikte olmayıp, etkin şekilde uygulanamamaktadır. Bu nedenle cezaların artırılması ve etkin şekilde uygulanması sağlanmalıdır.

Birden çok DİİB’e sahip firmanın, bir belgesi ile ilgili  yaptırım uygulandığında, diğer belgeler kapsamında işlemlerini yürütmekte;  gerçeğe aykırı belgelerle yapıldığı anlaşılan ihracatlar, taahhüt hesabından çıkarılarak, başka ihracatlarla taahhüt kapatılması imkanı sağlanmaktadır. Öte yandan firma değişikliği yoluyla mevcut teşviklerden  yararlanmaya devam edilebilmektedir. Keza, af niteliğindeki uygulamalar da yaptırımların etkin şekilde uygulanmasını ortadan kaldırmaktadır.Bu konuda sabıkası olan firmalara veya ortaklara  bir daha DİİB  verilmemesi ve bunların takibe alınması gerekir.   AB ülkelerinde olduğu gibi, ticari suç işleyen bir firmanın aynı şekilde ticari hayatına devam etmesine izin verilmemesi gerekmektedir. Böylece usulsüzlük yapan, kamuyu zarara uğratan firmaların uygulanacak yaptırımlarla sistem dışına çıkarılarak haksız rekabetin ortadan kaldırılması gerekir

4) DİR uygulanmasında, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerine önemli bir işlev yüklenmiştir. DİR’in en önemli aşamalarından biri olan taahhüt kapatma işlemi, İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerince yapılmaktadır. İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterlikleri esas itibariyle, Dış Ticaret Müsteşarlığı’na bağlı, özel bütçeli birer meslek teşekkülüdür. Kapatma, kayıt, düzeltme vb. hizmetler ücret karşılığı yapılmakta, birlik üyeleri ihracatçılar maktu ve nisbi aidatlar ödemekte, teşekkülün organlarında yer almaktadırlar.

 

Bu nedenle söz konusu kamusal işlemin, Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca yerine getirilmesi veya AB ülkelerinde olduğu gibi Gümrük İdarelerine bırakılması yönünde düzenleme yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 

Yine Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi  iznin geçerlilik süresi, Gümrük İdareleri tarafından, başvuru sahibinin ekonomik koşullarına ve özel ihtiyaçlarına göre belirlenmeli, iznin geçerlilik süresi boyunca bu iznin verilmesinde esas alınan şartların periyodik aralıklarla gözden geçirilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

 

5) Usulsüzlükleri tespit edilen firmaların; KDV iadesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı’nca; gümrük uygulamaları ile ilgili olarak da Gümrük Müsteşarlığı’nca riskli firma olarak kabul edilmeleri ve gerekli işlemler yapılmak üzere, değerlendirmeye alınmaları gerekmektedir.

 

6) TMO’dan temin edilen ihracat sonrası buğday teslimlerine ilişkin de teminat alınması uygulanmasına geçilmesi gerekmektedir.

 

T.Şeker Fabrikalarının ihraç kayıtlı satışlarından doğan zararların Hazine tarafından karşılanmamasında olduğu gibi, TMO tarafından DİİB kapsamında yapılan satışlardan doğan zararlarında Hazine tarafından karşılanmaması gerekmektedir.

 

7)  T. Şeker Fabrikaları A.Ş. ve TMO tarafından yapılan satışlarda, teminat uygulamasının gözden geçirilmesi ve sözleşme öncesi firmalara ilişkin gerekli risk analizlerinin yapılması gerekmektedir.

 

 

                                                                                                                                            

          ABDULLAH ÇAVUŞ

                                                      YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ

                                                         GENEL BAŞKANI

 

 

 

 

 

KAYNAKÇA:

1-Devlet Denetleme Kurumunun TMO Hakkındaki İnceleme Raporu,

2- Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporu,

3-TMO Web Sitesi,

4-Türkiye Şeker Fabrikalarının Web Sitesi,

5-Ulusal Basın.

 

 

1-GİRİŞ :

 

2005 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından(Makalenin ilerleyen kısımlarında kısaca TMO olarak adlandırılacaktır) Dahilde İşleme Rejimi(Makalenin ilerleyen kısımlarında kısaca DİR olarak adlandırılacaktır) kapsamında 2.923.378 ton buğday satışı yapılmış, bu satış nedeniyle TMO’nun 2005 yılı görev zararı 733.847.000 YTL olmuştur.[9][9] Bu zarar; TMO’nun  iç satış fiyatının, DİR  kapsamındaki satış fiyatının bir katı olmasından kaynaklanmaktadır. DİR kapsamında yapılan satışlarda, bu aradaki fiyat farkı TMO’nun görev zararı sayılmaktadır. Bu zarar ise Hazine tarafından karşılanmaktadır.  Bir başka deyişle kayıt dışı ekonominin %60 olduğu ülkemizde  binbir zorlukla toplanan vergilerden karşılanmaktadır. DİR kapsamında 2005 yılı içerisinde Irak’a yapıldığı belirtilen buğday unu ihracatlarının incelenmesi ve soruşturulması sonucunda Gümrük Teftiş Kurulu tarafından, hayali ihracat yapıldığı, bu ihracatlar nedeniyle 150.000.0000 kg buğdayın DİR kapsamında haksız yere TMO’dan yarı fiyatına satın alındığı, bu satıştan dolayı  Devletin  30.000.000 USD zarara uğratıldığı tespit edilmiş ve  ilgili savcılıklara suç duyurusunda bulunulmuştur. Firmaların Devletten almış olduğu vergi iadeleri ve banka kredileri eklendiğinde Devletin uğramış olduğu zarar daha da artacaktır. Ayrıca bahse konu Teftiş Kurulu tarafından Irak’a yapılan buğday unu ihracatlarının incelenmesine devam edilmektedir.

 

Türkiye Şeker Fabrikalarının, Dahilde İşleme İzin Belgesi(Makalenin ilerleyen kısımlarında kısaca DİİB olarak adlandırılacaktır) kapsamında piyasa fiyatının çok altında yapmış olduğu şeker satışlarından dolayı oluşan zararlar da görev zararı sayılıp, Hazine tarafından karşılanmaktadır. T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında, DİİB kapsamındaki yurtiçi satışları tutarı ve  ihraç kayıtlı satışlarından kaynaklanan görev zararının toplam miktarı  2.068.829.301,78YTL’dir.

 

DİİB kapsamında Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen toplam miktar  191.668,24 ton ‘dur.[10][10] Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından yurt içi satış ile DİİB kapsamında yapılan satışlarda yaklaşık olarak 400-500 $ bir fark olduğu göz önüne alındığında Türkiye Şeker Fabrikaları’nın toplam görev zararı  80.000.000 USD dır.  Tabi ki bu rakamlar T.Şeker Fabrikaları tarafından tespit edilen rakamlardır. Gümrük Teftiş Kurulu, Gümrükler Genel Müdürlüğü Kontrolörleri vb. denetim elemanlarınca bu kapsamda yapılan kaçakçılığı ilişkin tespit edilen rakamlar da  eklendiğinde, bu rakamların ulaşacağı büyüklüğü düşünmek bile rahatsızlık verici bir durum olmaktadır. 

 

Ayrıca Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporunun ikinci kısmında;  DİR kapsamında sahte gümrük belgesi düzenlenmesi veya vergisiz olarak getirilen eşyanın yeniden ihraç edilmemesi yollarıyla 300.000.000.-USD ve 25.000.000,00 YTL değerindeki muhtelif eşyanın, kaçakçılığının yapıldığı ortaya konulmuştur. Tabi bu rakamlar 1998-2002 yılları arasındaki rakamlar olup, sürekli artmaktadır.

 

Yukarıdaki rakamlar özetlendiğinde;

 

DİİB kapsamında 1998-2002 yılları arasında 300.000.000.USD ve 25.000.000,00 YTL değerinde muhtelif eşyanın, kaçakçılığının yapıldığı;

 

TMO’nun 2005 yılında DİİB kapsamında yapmış olduğu buğday satışlarından dolayı toplam 733.847.000,00 YTL görev zararının olduğu, DİİB kapsamında 150.000.000 ton buğday ununun ihraç edilmediği;

 

 T.Şeker Fabrikalarının 2001, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında DİİB kapsamındaki yurtiçi satışları ve  ihraç kayıtlı satışlarından kaynaklanan görev zararının toplam tutarının  2.068.829.301,78 YTL olduğu, DİİB kapsamında Türkiye Şeker Fabrikaları tarafından imalatçı-ihracatçılara teslim edilip de yurt dışı edilmeyen şeker miktarının ise 191.668,24 ton olduğu anlaşılmaktadır.

 

DİR’den yararlanmak için DİİB gerekmektedir. Ülkemizde 1996-2004 yılları arasında, Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından toplam 36.441 adet DİİB  verilmiştir. Avrupa Birliğine üye ülkelerin tamamında 1996-20004 yılları arasında verilen belge sayısı 3.014 tür. Belge sayısının, Avrupa Birliği üye ülkelerin tamamında verilen sayıdan on katı fazla olmasına karşın, ülkemizin dış ticaret açığı sürekli artmaktadır. Yukarıdaki rakamlar incelendiğinde bu sistemin haddinden fazla suiistimale uğradığı ortaya çıkacaktır.

 

2-TÜRKİYE’DE DAHİLDE İŞLEME REJİMİ UYGULAMASI VE AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİ    İLE KARŞILAŞTIRMA:

 

Dahilde İşleme Rejimi; Gümrük Mevzuatına, 25.12.1995 tarihli 95/7615 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ile  01.01.1996 tarihinden geçerli olmak üzere girmiş, günümüze kadar bir çok değişiklik yapılmış, en son  2005/8391 sayılı Dahilde İşleme Rejimi Kararı ve bu Karara dayanılarak çıkartılan tebliğlerle düzenleme yapılmıştır.

 

Dahilde İşleme Rejimi; ithal eşyalarının, gümrük vergileri ve diğer mali yüklerle ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmadan, yurt içinde işleme faaliyetlerine tabi tutulup, bu faaliyetler sonucunda elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihraç edilmelerine ya da serbest dolaşımda bulunan eşyanın(Türkiye Şeker Fabrikalarından veya Toprak Mahsulleri Ofisinden temin edilen şeker ve buğday vb.) veya  yurt içinde işleme faaliyetlerine tabi tutularak, elde edilen işlem görmüş ürünlerin ihraç edilmesi halinde, vergilerin geri ödenmesine imkan veren bir uygulamadır.

Buradaki amaç; Dünya piyasa fiyatlarından hammadde temin etmek suretiyle ihracatı arttırmak, ihraç ürünlerine uluslararası piyasalarda rekabet gücü kazandırmak, ihraç pazarlarını geliştirmek ve ihraç ürünlerini çeşitlendirmektir.

DİİB’ler Türkiye Gümrük Bölgesinde yerleşik firmalara; Dilekçe, Dahilde İşleme Proje Formu, İhraç Ürünleri ile ilgili Hammadde Sarfiyat Tablosu, Kapasite Raporu, Ticaret Sicil Gazetesi örneği, İmza Sirküleri gibi belgelerle Dış Ticaret Müsteşarlığına (İhracat Genel Müdürlüğü) müracaat etmeleri üzerine; ithal eşyasının, işlem görmüş ürünlerin üretiminde kullanıldığının tespitinin mümkün olması, Türkiye Gümrük Bölgesindeki üreticilerin temel ekonomik çıkarlarının olumsuz etkilenmemesi, işleme faaliyetinin katma değer oluşturan ve kapasite kullanımını arttıran bir faaliyet olması gibi kriterler çerçevesinde değerlendirilerek verilir. Düzenlenen DİİB’lerin  birer nüshası Gümrük Müsteşarlığı (Gümrükler Genel Müdürlüğü), ilgili İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği ve firmaya gönderilir.

 

DİİB’lerinin süreleri sektörüne göre 12 (oniki) aya kadar tespit edilebilir ve azami 3 (üç) ay ek süre verilebilir. Belge süresinin başlangıcı, DİİB’nin tarihidir. Süre sonu ise belge süresi bitiminin rastladığı ayın son günüdür. Ancak Yolsuzlukların Sebeplerinin, Sosyal ve Ekonomik Boyutlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) Raporunun ikinci kısmında  yer aldığı üzere; bahse konu süreler, DİR kararları ve tebliğlerinin sık sık değiştirilerek DİİB’lerine sürekli ek süre verilmesi nedeniyle, sürekli uzatılmaktadır. Tabi ki bu durumda  ise,   firmalar taahhütlerini yerine getirmeyerek sürekli yeni hak beklentileri içine girmekte, işlemler yıllarca devam etmekte, kamu alacağı işlem tarihine göre çok geç doğmakta ve zamanla takibi imkansızlaşmaktadır.

 

Doğrudan ihracat yapılması için 1996 ile 2004 yılları arasında verilen DİİB’lerin (İhracat Teşvik Belgeleri) sayıları ve bu belgelere ilişkin veriler  aşağıdaki tabloda belirtilmiştir.                                                                  

                 

Yıllar

Verilen Belge Sayısı

Kapanan Belge Sayısı

İhracat Gerçekleşme

Belge Kapatma

1996

2.382

2.100

%85,29

%88,16

1997

4.108

3.605

%83,90

%87,76

1998

4.119

3.550

%80,93

%86,19

1999

3.700

3.219

%85,10