Künye
   Dosyalar
   İletişim
 

 

YOLSUZLUKLA MÜCADELE KURULU KANUN TEKLİFİ

Sonuçları itibariyle tahrip edici etkilere sahip bir olgudur. Bu nedenle, yolsuzlukla mücadele büyük önem taşımaktadır. Yolsuzlukla mücadele de en etkin yol, yolsuzluğu oluşturan nedenleri ortadan kaldırmaktır. Diğer bir ifadeyle, yolsuzluğu yolsuz bırakmaktır.
 
Yolsuzluğun tek nedeni olarak kötü kanunu ve kötü insanı görmek yolsuzluk olgusuna temelsiz yaklaşımı ifade eder. Dolayısıyla yolsuzluğun nedenlerinin, ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal yapı başta olmak üzere, bir çok alanda aranması ve gün ışığına çıkarılması gerekmektedir.  Yolsuzluğun tanımı ve temel unsurları dikkate alındığında, siyasal , yapısal ve yönetsel alanların öne çıktığı görülecektir. Yolsuzlukla toplumsal değer varlıklarının kaybedilmesi, toplumsal denetimin yok olması kişi başına düşen milli gelirin azlığı ve dağılımında ki adaletsizliği, eğitim seviyesinin yetersizliği, hukuk kurallarının yetersizliği ve cezaların caydırıcılığının bulunmaması , demokrasi kültürünün yeterli seviyeye ulaşmamış olması, spekülatif ve haksız kazanç eğilimlerinin yaygınlığı, kamu kurumlarının ekonomik alanlarda ki varlığının büyüklüğü, özel sektörün hazine bağımlılığı, medya ve siyaset ilişkilerinin kredi ve teşvike dönüşmesi, makam ve mevkilerin ganimet gibi dağıtılması gibi nedenlere bağlı olarak yaygınlaşmakta ve büyümektedir.
 
Ülkemizde yolsuzluğun etkileri tahrip edici boyutlara ulaşmıştır. Yolsuzluğun genel ve olumsuz etkisi devlete , yönetime ve sisteme olan inancın azalması
olarak karşımıza çıkmaktadır. Yolsuzluk yaygınlığı ve büyüklüğü ile doğru orantılı olmak üzere  Demokrasinin temellerini sarsmakta ve siyasete olan güven zarar görmektedir. Yıkıcı etkileri ve sonuçları olan  yolsuzluğa karşı yürütülecek mücadelenin de top yekün ve uzun süreli olması gerekmektedir.
 
Yolsuzluk ve rüşvetle kararlı bir siyasi irade kadar belki de daha önemlisi bu mücadelenin tüm topluma mal edilmesi zorunluluğudur. Yolsuzlukla mücadele tek başına siyasi iktidarlardan,  yada kamu görevlilerinden beklenilmemelidir. Yasal düzenlemelerde tek başına çare olamaz. Uzun dönemde yolsuzlukla mücadele toplumun tüm kesimlerine yayılmalı ve bireylerde bu mücadele katılmalıdır. Yolsuzluğun boyutları ve yaygınlığı düşünüldüğünde bütünüyle topluma mal edilmeyen uygulamaların başarılı olamayacağı açıktır. Aksi takdirde çıkartılan her güzel yasa ve kamu yararına başlatılan her yeni uygulama daha başlangıçta su istimal edilecektir.
 
Nitekim doğrudan gelir desteği ödemelerinde bazı illerimizde yüz ölçümünden daha fazla arazinin beyan edilmesi Bağ-kur ve SSK karnelerinde yapılan usulsüzlükler en son yeşil kart sahiplerine eczanelerden ilaç verme uygulamasında hak sahibi olmayan insanların fazladan ilaç yazdırmak suretiyle devleti zarara uğratmaları gibi uygulamalar yolsuzlukla mücadelenin toplumsal bir kültür olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. En kötüsü de bu alışkanlıkların toplumda olağan bir davranış olarak kabul edilmeye başlamasıdır.

 


Bu nedenle toplumun yolsuzluklara karşı daha duyarlı hale gelmesi ve yolsuzlukla mücadeleye yeterli desteği vermesi okul çağlarında başlamak üzere alacağı eğitimle sağlanacaktır. Yolsuzlukla mücadele konusunda bir eğitim ve kültür atağının başlatılması gerekli olduğunu düşünüyorum. Genç beyinlerin henüz okul çağlarında iken önemli değer yargılarına sahip bireyler olarak yetiştirilmesi gereklidir. Ders kitaplarına ve müfdeatlarına kamu malı, kamu çıkarı ve kamu hizmeti gibi kavramlar ve kamu hizmetlerinden yararlanma hakkına sahip olduğu dolayısıyla herkese kamu malını ve çıkarını korumanın bir vatandaşlık görevi olduğu öğretilmedir. Üniversitelerce konuya ilişkin toplantı ve panellerin düzenlenmesi çalışma kümelerin oluşturulması araştırmaların yapılması da özendirilmelidir. Ayrıca yazılı ve görsel basında sıkça bu konu işlenmeli ve televizyonlarda eğitici öğretici yayınlar yapılmalıdır. Mafya çete gibi örgütlenmeleri haksız kazancı ve şiddeti öven dizi ve filmler konusunda daha dikkatli davranılmalıdır. Sık aralıklarla yetkililer tarafından mesajlar verilmeli ilan ve reklamlar yapılmalıdır. Köşe dönmeci anlayışının değersizliği vurgulanmalıdır.
 
Böylece uzun yıllar bilinçli olarak yürütülecek bir programla toplumun yolsuzluklara karşı duyarlılığı araştırılmalı ve mücadeleye katılması sağlanmalıdır. Bu şekilde haksızlara karşı çıkan bir toplumsal kültür oluşturulacaktır. Zira yolsuzlukla mücadelenin sürekliliği büyük ölçüde bu yönde bir kültürün oluşmasına bağlıdır. İnsanlarımızın milli manevi ve
ahlaki değerlerle donatılmasının önümüzdeki süreçte daha da önem kazandığını düşünüyorum.
 
Bu nedenle ülkemizde yolsuzlukla mücadelede atılacak en önemli adımlardan biri olarak kurumsallaşma eksikliği görülmektedir. Yolsuzlukla mücadelenin bir devlet politikası haline gelebilmesi için hukuki düzenlemelerin yapılması yanında yeni bir   birimde   oluşturulmak   suretiyle kurumsallaştırılması sağlanmalıdır. Aksi takdirde yolsuzlukla mücadele kişisel çabalara bağlı kalacaktır. Yolsuzluklarla mücadele kurulu olarak tanımlanabilecek bu kurul hukuki düzenlemelerle güçlendirilmiş ve yetkilerle donatılmış olmalı, bu kurul değişik alanlarda uzaman olan üst düzey yürütme ve yargı personeli ile önemli sivil toplum kuruluşları liderleri ve özel sektör temsilcilerinden oluşmalıdır. Kurulun özerkliği bulunmalı ve bünyesinde özel yetkilerle donatılan denetim elemanları olmalıdır. İlgili tüm kuruluşlar arasında eş güdümü sağlamakla da yükümlü kılınacak olan ve kamu yada özel kesimde her alanda görev yapabilecek yetkileri bulunan böyle bir kurulun varlığı yolsuzlukla mücadelenin kurumsallaşmasını ve sürekliliğini öne çıkaracaktır.
 
Bu amaçla başbakanlık bünyesinde kurulacak yolsuzlukla mücadele kurulu ile yolsuzlukla mücadelenin kalıcı sürekli ve milli bir politikanın oluşmasını sağlayacağını düşünüyorum. Bu konuda bir kanun teklifini meclis başkanlığına sundum. Teklif görüşülme sırasını beklemektedir.

 

 

 


El Ele Temiz Türkiye ! ©